FİKİRLERİNİZİ İFADE SADEDİNDE BIRAKACAĞINIZ HER YORUM BİR GÜL'dür... BİR GÜL UZATMADAN GEÇMESENİZ..... Gül Vurgunları
HOŞÇAKALIN
Son Yazılarım
- Başlıksız
- zor değil....ama.....
- Başlıksız
- gidem,yorum-gelemiyorum.....arada kaldım
- duyarsız olmayalım
- ey acı
- BİTTİ
- KOLAY......
- NE İSTİYORUM
- HAKİKİ SEVGİLİ
Kategorilerim
Arkadaşlarım
Bağlantılarım
zor değil....ama.....
FİKİRLERİNİZİ İFADE SADEDİNDE BIRAKACAĞINIZ HER YORUM BİR GÜL'dür... BİR GÜL UZATMADAN GEÇMESENİZ..... Gül Vurgunları
Yalnızlığa dayanırım da, bir başınalığa asla,
Yaşlanmak hoş değil, duvarlara baka baka.
Bir dost göz arayışıyla,
Saat tıkırtısıyla....
Korkmam geçinip gideriz biz mutlulukla,
Ama;
''Günün aydın, akşamın iyi olsun'' diyen biri olmalı.
Bir telefon çalmalı ara sıra da olsa kulağımda.
Yoksa , zor değil, hiç zor değil,
Demli çayı bardakta karıştırıp,
Bir başına yudumlamak doyasıya.
Ama; ''Çaya kaç şeker alırsın?''
Diye soran bir ses olmalı ya ara sıra........
CAN YÜCEL
FİKİRLERİNİZİ İFADE SADEDİNDE BIRAKACAĞINIZ HER YORUM BİR GÜL'dür... BİR GÜL UZATMADAN GEÇMESENİZ..... Gül Vurgunları Kalp zenginliğinden mahrum olan kimse, ne kadar geniş servete sahip olursa olsun yine fakirdir. Tamamı ve hırsı sebebiyle de halk nazarında hakirdir. Kalbi zengin olan kimse de ne kadar fakir olsa herkesin nazarında muhteremdir
Zengin; çok mala sahip olana denmez, zengin kalbi olana denir.
gidem,yorum-gelemiyorum.....arada kaldım
FİKİRLERİNİZİ İFADE SADEDİNDE BIRAKACAĞINIZ HER YORUM BİR GÜL'dür... BİR GÜL UZATMADAN GEÇMESENİZ..... Gül Vurgunları
Günümüz insanı aşka aşık, aşığa değil… Aşkların kısa dönem askerlik gibi kısa sürmesinin nedeni herhalde bu.
Zaplanan aşıklar dönemi bu dönem! Kanaldan kanala geçer gibi aşıktan aşığa geçiliyor. Peki bu neden böyle oluyor? Çünkü insan insana sevgisiz, insan insana tahammülsüz, insan insan için fedakarlık duygusunu yitirmiş, insan insana kendini adamaktan kaçıyor.
Oysa fedakarlık, adanmışlık varsa vardır aşk. Fedakarlığın, adanmışlığın yaşamadığı yerde yaşamaz aşk. Ne yazık ki uğruna kendini adadığı ne bir ideali var günümüz insanının…
Ne de uğruna kendini adadığı bir aşkı…
Nerde ideali, aşkı uğruna her şeyden vazgeçen dünün insanı…
Nerde hiçbir şey için hiçbir şeyden vazgeçmeyen bu günün insanı…
Bu günün insanı aşkta köşe dönmeci. Emek harcamadan yaşamak istediği gibi, emek harcamadan aşk yaşamak istiyor. Sevmeden sevilmek, vermeden almak istiyor. Hiç değilse bir koyup üç almak istiyor. Bir koyup üç alamadı mı ilişki bitiyor. İlişkiler çıkar menfaat üzerine kurulu.
duyarsız olmayalım
FİKİRLERİNİZİ İFADE SADEDİNDE BIRAKACAĞINIZ HER YORUM BİR GÜL'dür... BİR GÜL UZATMADAN GEÇMESENİZ..... Gül Vurgunları
...............................................................................................................................
////////////////////////////////////////////////////////////////////////////
Kulakları kapalı sanma ki feryadına
Mevziler hazırlayıp cümle ümmet adına
Sentezi yollardadır gelecek ımdadına..
Yaradanın verdiği izinle beraberim
Filistinli gardaşım sizinle beraberim
...........................................................................................................................................
/////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////
/////////////////////////////////////////////////////////////////////////////// Ben Filistinli çocuk Ben Filistinli çocuk; Yoksul aç Bir dilim ekmeğe Bir yurdum suya muhtaç. Ben Filistinli çocuk; Açsa güzel çiçekler, Görmez gözüm Bana silah uzanır, Gül ve çiçek yerine... Burada gül değil, Gülleler vardır. Ben Filistinli çocuk; Unuttum oynamayı, Unuttum oyuncakları Bir tek oyun var bildiğim; Sapanla savaşmak... Silahtan başka,oyuncak da görmedim zaten.. Ben Filistinli çocuk; Doğduğumda kendimi savaşın içinde buldum. Gözümden yaş değil, Kan gelir... Ben dövüşürüm, Zulmün tankına karşı. Oyun nedir? Tatmadım ben, Benim oyunum savaşmak, Hem oyunda vurulursan; Ebe olunur. Ben oynarken, ŞEHİT olurum... Ben Filistinli çocuk; Ne zaman duyulacak feryadım? Ne zaman duyulacak ahım!! Ne zaman!... Ne zaman yok artık, Düşünecek vakit de!... Sen okula başladığında, Ben savaşta olacağım. Kitap,defter görmedim. Kuş nedir? Çiçek nedir? Ninni nedir? Sevgi nedir? BİLMEDEN!!... Ben Filistinli çocuk; Söyleyin, söyleyin! Nedir benim günahım?... Ne zaman duyulacak ahım! Ne zaman !... Vatanında garip esir, Gülmeyi unutmuş... Gözlerinden boncuk boncuk, Yaş değil KAN gelen Çocuklar da olduğunu bilmenizi isterim. Ey yeryüzü çocukları!.. İnsanlık ölmesin diyenler!... Kardeşsek eğer; Gelin de!... Beraber gülelim, Beraber oynayalım, Beraber yaşayalım.... izzettin sonkaya |
ey acı
FİKİRLERİNİZİ İFADE SADEDİNDE BIRAKACAĞINIZ HER YORUM BİR GÜL'dür... BİR GÜL UZATMADAN GEÇMESENİZ..... Gül Vurgunları
Gazze için
Gazze!.. Ey Ebubekir'in sesiyle şehadeti yankılanan belde!. Ey İmam Şafiî'nin doğduğu toprak! Ey kurak iklimlerde bereket yeşerten vadi!.. Ey milyonla Haçlı ayakların çiğnediği ve kahraman Selahaddin'in kurtardığı vilayet!. Sen ki kadîm Mısır'ın kapısı, sen ki Yavuz Sultan Selim'in sancağıydın!. Sen hac yolumuzdaki durak; sen sürre alayımızın emin vadisi!
Sen ey Gazze! Bu toprakların çocukları senin için dalga dalga şehit düştüler. Tarihten tarihe, çağdan çağa, devirden devire tam dört yüz yıl (1517-1917) tekrar tekrar şehit düştüler. En çok da, en sonunda şehit düştüler ve son asker de son nefesini verdiği gün sana ağlayacak kadar bile gücümüz kalmamıştı.
Gazze! Ey en acı günlerini en son yaşayan şehir! Zalimler, vahşiler, haydutlar elinde kaldın. Senin için bir şey yapamadık, yapamıyoruz!.. Bir duamız var sana dair. Elimizden gelen bu!.. Ve bir de verebileceğimizi vermek!.. Maldan ve candan... Bugün imtihan günü!..
BİTTİ
FİKİRLERİNİZİ İFADE SADEDİNDE BIRAKACAĞINIZ HER YORUM BİR GÜL'dür... BİR GÜL UZATMADAN GEÇMESENİZ..... Gül Vurgunları
BEN
YOKUM ARTIK
ELVEDA
YOKUM ARTIK
KOLAY......
FİKİRLERİNİZİ İFADE SADEDİNDE BIRAKACAĞINIZ HER YORUM BİR GÜL'dür... BİR GÜL UZATMADAN GEÇMESENİZ..... Gül Vurgunları
Kolaydır aslında,
Noktalar koymak biten cümlelere.
Zor olan başlamaktır söze...
Kolaydır kandırmak kendini,
Çünkü alışılmışlığı vardır,
Yaşanılan sahteliklerin.
Zor olan bakabilmektir
Gözlerini kırpmadan gerçeklere...
Kolaydır aslında,
Seviyorum seni demek.
Zor olan taşımaktır
O sevgiyi her an her hücrende...
NE İSTİYORUM
FİKİRLERİNİZİ İFADE SADEDİNDE BIRAKACAĞINIZ HER YORUM BİR GÜL'dür... BİR GÜL UZATMADAN GEÇMESENİZ..... Gül Vurgunları
![]() | ||||
| Gözlerine bakıp ta görmek görmek istiyorum kendimi Dalmadan uzaklara içinde kalmak istiyorum. Barışmak istiyorum hem kendimle,hem de senle Mutluluk istiyorum öylesine kendimce, Çılgın duygularıma gem vurmak istemiyorum, Bırakıp ta gidecek diye üzülmüyorum bil ki! Kaşlarım çatık olsa da hilal gibi, Mutluluk istiyorum ben seninle. Dağın yamacından akan şelalelerinden, Tuzla ekmeği katık edip paylaşarak, Görmek istiyorum her bir çehrede Mutluluk istiyorum etraflıcasına Kaymak istiyorum bulutların üstünden, Ayaklarım yere değmese de kona | ||||
HAKİKİ SEVGİLİ
FİKİRLERİNİZİ İFADE SADEDİNDE BIRAKACAĞINIZ HER YORUM BİR GÜL'dür... BİR GÜL UZATMADAN GEÇMESENİZ..... Gül Vurgunları
بِسْمِ اللّهِ الرّحْمنِ الرّحِيمِ
كُلُّ شَيْءٍ هَالِكٌ اِلاَّ وَجْهَهُ لَهُ الْحُكْمُ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ
âyetinin mealini ifade eden يَا بَاقِى اَنْتَ الْبَاقِى { يَا بَاقِى اَنْتَ الْبَاقِىì iki cümlesi mühim iki hakikatı ifade ediyorlar. Ondandır ki: Nakşîlerin rüesasından bir kısım, bu iki cümle ile kendilerine bir hatme-i mahsus yapıp muhtasar bir hatme-i Nakşiye hükmünde tutuyorlar. Madem o azîm âyetin mealini bu iki cümle ifade ediyor. Biz bu iki cümlenin ifade ettiği iki hakikat-ı mühimmenin birkaç nüktesini beyan edeceğiz.
BİRİNCİ NÜKTE: Birinci defa يَا بَاقِى اَنْتَ الْبَاقِى bir ameliyat-ı cerrahiye hükmünde kalbi masivadan tecrid ediyor, kesiyor. Şöyle ki: İnsan, mahiyet-i câmiiyeti itibariyle mevcudatın hemen ekserîsiyle alâkadardır. Hem insanın mahiyet-i câmiasında hadsiz bir istidad-ı muhabbet dercedilmiştir. Onun için insan da umum mevcudata karşı bir muhabbet besliyor. Koca dünyayı bir hanesi gibi seviyor. Ebedî Cennet'e bahçesi gibi muhabbet ediyor. Halbuki muhabbet ettiği mevcudat durmuyorlar, gidiyorlar. Firaktan daima azab çekiyor. Onun o hadsiz muhabbeti, hadsiz bir manevî azaba medar oluyor. O azabı çekmekte kabahat, kusur ona aittir. Çünki kalbindeki hadsiz istidad-ı muhabbet, hadsiz bir cemal-i bâkiye mâlik bir zâta tevcih etmek için verilmiş. O insan sû'-i istimal ederek o muhabbeti fâni mevcudata sarfettiği cihetle kusur ediyor, kusurun cezasını, firakın azabıyla çekiyor.
İşte bu kusurdan teberri edip o fâni mahbubattan kat-ı alâka etmek, o mahbublar onu terketmeden evvel o onları terketmek cihetiyle Mahbub-u Bâki'ye hasr-ı muhabbeti ifade eden يَا بَاقِى اَنْتَ الْبَاقِى olan birinci cümlesi: "Bâki-i Hakikî yalnız sensin. Masiva fânidir. Fâni
(Orjinal Sayfa:13)
olan elbette bâki bir muhabbete ve ezelî ve ebedî bir aşka ve ebed için yaratılan bir kalbin alâkasına medar olamaz." manasını ifade ediyor. "Madem o hadsiz mahbubat fânidirler, beni bırakıp gidiyorlar; onlar beni bırakmadan evvel ben onları يَا بَاقِى اَنْتَ الْبَاقِىdemekle bırakıyorum. Yalnız sen bâkisin ve senin ibkan ile mevcudat beka bulabildiğini bilip itikad ederim. Öyle ise senin muhabbetinle onlar sevilir. Yoksa alâka-i kalbe lâyık değiller." demektir. İşte bu halette kalb, hadsiz mahbubatından vazgeçiyor. Hüsün ve cemalleri üstünde fânilik damgasını görür, alâka-i kalbi keser. Eğer kesmezse, mahbubları adedince manevî cerihalar oluyor. İkinci cümle olan يَا بَاقِى اَنْتَ الْبَاقِى o hadsiz cerihalara hem merhem, hem tiryak oluyor. Yani: يَا بَاقِى "Madem sen bâkisin, yeter; herşeye bedelsin. Madem sen varsın, herşey var." Evet mevcudatta sebeb-i muhabbet olan hüsün ve ihsan ve kemal, umumiyetle Bâki-i Hakikî'nin hüsün ve ihsan ve kemalâtının işaratı ve çok perdelerden geçmiş zaîf gölgeleridir; belki cilve-i esma-i hüsnanın gölgelerinin gölgeleridir.
« Önceki ::
