AŞKA YANMALI.. CAN DEDİĞİN..YA CANAN OLMALI; YA DA CANINI ALMALI, YAR DİYEMEZSİN Kİ HERKESE; İÇİNDEKİ YARAN OLMALI HERKESİN DE BİR YÜREĞİ VARDIR AMMA YÜREK DEDİĞİN BİR BAŞKA YANMALI!.. BESMELE İLE BAŞLAYABİLECEĞİMİZ HAYIRLI PAYLAŞIMLAR İÇİN BURADAYIM.

OKUMAKTAN VAZGEÇMEYELİM

14/10/2008 · Kategori: BIR KITAP

FİKİRLERİNİZİ İFADE SADEDİNDE BIRAKACAĞINIZ HER YORUM BİR GÜL'dür... BİR GÜL UZATMADAN GEÇMESENİZ..... Gül Vurgunları

ROMAN SEVERLERE YENİ BİR KİTAP


 

Halit Ertuğrul
Nesil Yayınları

Kendimi Buldum

Ünlü bir ateistin ve marksistin "dönüşü"nü konu alan ve İslamla kucaklaşmasını anlatan Kendini Arayan Adam isimli kitabımız, okuyuculardan büyük ilgi gördü. Kitabı okuyanlar, gerek kitapla ilgili görüşlerini, gerekse kendileri üzerinde bıraktığı olumlu etkiyi telefonla, faksla ve mektupla ifade etmişlerdi. Mektuplar, kitaptaki hakikatlerden nasıl etkilendiklerini, hayatlarının nasıl değiştiğini büyük bir coşkuyla dile getirmektedir. Hayatın gerçeklerini ve içinizdeki kendinizi, Kendimi Buldum'la aramanız daha kolay olacaktır.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

okusak...

16/7/2008 · Kategori: BIR KITAP

Fikirleriniz benim için değerlidir.YORUMlarınızı bekliyorum. Gül Vurgunları

Joel Kotin
Timaş Yayınları









Eşinizi Etkiliyerek Evliliğinizi Kurtarın

Evliliğin kurtarılmasında eşlerin birbirini değiştirebilme gücünün önemini vurgulayan evlilik danışmanı Joel Kotin. Timaş Yayınları'ndan çıkan 'Eşinizi Etkileyerek Evliliğinizi Kurtarın' adlı kitabında pratik ve yararlı bilgiler sunuyor.
Eşlerin birbirini değiştirmek için çaba göstermesinin hiç de iyi bir fikir olmadığı söylenirdi. Evet. karı ve kocanın birbirlerini olduğu gibi kabul etmesi gerekir; ama eşlerden birisinin herhangi bir alışkanlığı evliliği zora sokuyorsa. diğer eş evliliği kurtarmak uğruna bu alışkanlığı değiştirmeyi neden göze almasın ki.. "Uzun süreli evliliklerin hepsinde eşler birbirlerini etkileyebilirler. Hepimizin bunu yapabilecek gücü vardır. Doğal olarak. şu an yapmakta olduğunuz şeylerden daha farklı bir şeyler yapmanız gerekecektir. Aksi takdirde hiçbir şey değişmeyecektir." diyen yazar Joel Kotin'e kulak vermemiz gerekecek; çünkü o 'Eşinizi Etkileyerek Evliliğinizi Kurtarın' kitabının yazarı...

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

aşkı okuyarak öğrenebilir miyiz.denemeye değer

1/5/2008 · Kategori: BIR KITAP

Fikirleriniz benim için değerlidir.YORUMlarınızı bekliyorum. Gül Vurgunları

 


Yazar : İskender Pala
Fiyat : 7,00.-YTL.
Basım Yılı : 10/1997
Sayfa : 208
Isbn : 9789944486552
Aşk, uyumadan önceki son şey, uyandığı zamanki ilk şeydir.Peki böyle midir?!..İnsanlık tarihinin en eski konusu... Ve İskender Pala nın nefis anlatımı... Aşkın kutsallığını, ayrılığın ve kavuşmanın anlamını, insanın aşka düşünce çektiği acıları, aşka düşen şairlerin dilinden dizelerle süsleyen İskender Pala, aşkı sadece kavuşmak olarak anlayanlara, aşkın tükenmeyen bir duygu olduğunu, beklemenin, özlemenin de aşka dair olduğunu seçkin bir üslupla anlatıyor.brbrbr Bundan yıllarca ve yıllarca önce yaşamış bazı şairleri ve onların şiirlerini, bu topraklarda yaşanan acıları ve insana dair en temel duyguyla aşkla yoğuran bu öyküleri, geçmiş zamana tanıklık ederek okuyacak, okurken sarsılacaksınız. Her yüzyıldan bir aşk öyküsü var kitapta. Tek başına okunduğunda her biri bir hüzün yumağı, ama ard arda okunduğunda yüzyıllar akarken değişen anlayışları ve hissedişleri sunan bir aşk tespiti... Bu kitabı okumadan aşk şudur demek daima yanlış yargı olacaktır.

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

Bedrin Arslanları

20/3/2008 · Kategori: BIR KITAP

Fikirleriniz benim için değerlidir.YORUMlarınızı bekliyorum. Gül Vurgunları

Bedrin Arslanları


Yayın Evi :Işık Yayınları
Yayın No : 469
ISBN : 978-975-278-239-6 | Barkod : 7989752782396
264 sayfa. 13,5 x 21

Peygamber Efendimiz'in ashabından her biri Kendi ifadeleriyle bir yıldızdır. İnsanların yönlerini bulmakta istifade edecekleri, yollarını şaşırmayacakları bir yıldız. Bu yıldızlardan bir kısmı ise, yine Peygamber Efendimiz'in ifadeleriyle daha farklı bir konumda değerlendirilmiş, onların efdaliyetleri daha fazla vurgulanmıştır. İşte ashabından, Efendimizin pek çok defalar övdüğü, iltifat ettiği ve müjdelerde bulunduğu bir grup vardır ki, biz bugün bu mübarek ve nurlu grubu Ashab-ı Bedir olarak tanıyoruz. Bedrin Arslanları, bu şanlı sahabeler hakkında bilgi veren bir eser. Kitap, isimlerini okuyarak medet beklediğimiz, dualarımızın kabulüne vesile olmasını umduğumuz üç yüz küsur şanlı sahabinin merdâne yaşanmış temiz hayatlarını anlatıyor bizlere.

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

RUHU ŞAD OLSUN.

7/1/2008 · Kategori: BIR KITAP

Fikirleriniz benim için değerlidir.YORUMlarınızı bekliyorum. Gül Vurgunları

 

ARKADAŞLAR...OKUMA ZAMANI..

 

Alkışı Sevmeyen Şair: Mehmet Akif Ersoy (Türkçe'nin Sultanları Serisi - 2)

Murat KAYA

Yayın Evi :Gonca Yayınları
Yayın No : 131
ISBN : 975-6384-34-4 | Barkod : 9789756384343
140 sayfa. 12,5 x 19,5

Piyasa fiyatı : 6.00 YTL

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

okuma zamanı

14/12/2007 · Kategori: BIR KITAP

Fikirleriniz benim için değerlidir.YORUMlarınızı bekliyorum. Gül Vurgunları

 

 

 

Ezvâc-ı Tâhirât

Saliha AKGÜL

Yayın Evi :Gülyurdu Yayınları
Yayın No : 19
ISBN : 978-975-9105-18-1 | Barkod : 9789759105181
248 sayfa. 15x21

Piyasa fiyatı : 7.90 YTL

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

doğru kitaplardan biri

15/6/2007 · Kategori: BIR KITAP

Fikirleriniz benim için değerlidir.YORUMlarınızı bekliyorum. Gül Vurgunları

 

Halit Ertuğrul
Nesil Yayınları

Halit Ertuğrul

Çocuğumu Bana Verin

Yeni hanımım çocuklara çok çektirdi. Onlara olmadık eziyetler etti. Çocuklar da dayanamadılar, evi terk ettiler. Bir gün evde, beş gün dışarda, peşlerinden koşturdum durdum. Ben perişan ve rezil bir hayatın içindeydim. İstedim ki, onlar benim gibi olmasınlar. Ama korktuğum başıma geldi, maalesef... Tam iki yıl evle sokak arasında sürdürülen bu kovalamacayı ben kaybettim. Çocuklar evi tamamen terkettiler. Bir daha eve dönmediler. Çocukların acısı, içimi yakıyor da yakıyordu. Dayanamadım, peşlerine düştüm. Hayattaki tek varlığım onlardı. Eğer onlara bir şey olursa, kesin intihar ederdim. İstanbul'a gittim. Köşe bucak onları aradım. Nihayet buldum. Tam anlamıyla perişan, bitkin ve bitmiş haldeydiler. Birisinin ayağı kırılmış, yürüyemiyor; birisinin de kavgada gözü patlamış, gözünün birisini kaybetmiş. Beni reddettiler. Yalvardım, ağladım. _ Yeni bir düzen kuralım. Birlik olalım. Birbirimizden başka kimsemiz yok, diye... Çok ağladım. Kabul etmediler. Bana çok kırılmışlar. O hanımı tutup, kendilerini dışladığımı sanıyorlar. Zaten, ikinci hanımı da evden kovmuştum. Artık çıldırmaya gelmiştim. Benim canım, benim kanım, benim her şeyim olan çocuklar beni kabul etmiyorlardı. Döndüm, yüzümü kalabalığa: _ Bana çocuklarımı ver İstanbul! Diye bağırdım. Onlar benim ciğer parem, onlar benim parçam, özüm, yüreğim. Onları bana vermezsen yaşayamam.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

OKUMANIZ TAVSİYE EDERİM.

30/5/2007 · Kategori: BIR KITAP

Fikirleriniz benim için değerlidir.YORUMlarınızı bekliyorum. Gül Vurgunları

 

Beş Sevgi Dili

Yazar : Gary CHAPMAN (Çeviri : Betül Çelik) / Yayınevi : Sistem Yayıncılık

Dr. Gary CHAPMAN bu kitabında nasıl olduğunu anlamadan, sevginin eşsiz dillerini konuşmayı, anlamayı ve eşler arasındaki sevgi iletişimini etkili bir şekilde göstererek, karşılığında gerçek sevgiyi bulmayı anlatmaktadır. Yazar ömür boyu mutlu bir beraberlik için gerekli olan sevgi dilinin keşfinden yola çıkarak uzun ömürlü ve sevgi dolu bir evliliğin anahtarlarını vermektedir.

Sevgiyi canlı tutabilmek için ikinci bir sevgi dilinin öğrenilmesi gerektiği üzerinde önemle durulmaktadır.Yazarın amacı sevgi kelimesini çevreleyen karışıklığı gidermek değil, duygusal sağlığımız için esas olanın, sevgi türüne odaklanmamız olduğu gerçeğini ortaya koymaktır. Bu noktadan hareketle, maddi şeylerin duygusal sevginin yerini asla dolduramayacağı, insanın varlığının merkezinde samimi olmak ve başkaları tarafından sevilmek arzusunun yeraldığı vurgulanmaktadır. Evliliğin, yakınlık ve sevgi için duyulan bu gereksinimleri karşılamak üzere tasarlandığı savunulmakta ve sevgi deposunu dolu tutmak için çok önemli olduğu belirtilmektedir.

Çoğu kişinin evliliğe "aşık olarak" başladığını, evlilik öncesi hayallerin evlilikte saadetle ilgili olduğunu, aşık olunduğunda başka hayat tarzına inanılmasının zor olduğunu, aşk hayatı doğal akışını tamamladığında da dünya gerçeklerine dönüldüğünü ve kişilerin kendilerini öne sürmeye başladığını açıklamaktadır.

Bazı araştırmacıların aşık olma yaşantısının "sevgi" olarak adlandırılmasının yanlış olduğunu ve bunlardan Dr. Peck'in aşık olmanın üç nedenden dolayı gerçek sevgi olamayacağı kararına vardığı belirtilmektedir. Bu nedenlerden birincisi aşık olmanın iradi bir fiil yada bilinçli bir seçim olmadığı gerçeği, ikincisi aşık olma halinin çaba göstermeden yaşandığı için gerçek sevgiyi yansıtmadığı ve üçüncüsü ise aşık olan kişinin diğer kişinin gelişimine yardımcı olmada gerçek anlamda ilgili olamayacağıdır. Dr. Peck bu bağlamda aşık olmayı "çiftleşme davranışının genetik olarak belirlenmiş içgüdüsel bir ögesi" olarak nitelemektedir. Bu sonuçla ister hemfikir olunsun ister olunmasın, aşık olma yaşantısının başka hiç bir şeyle kıyaslanmayacak şekilde kişileri duygusal bir yörüngeye fırlattığı konusunda genel bir fikir birliği bulunmaktadır.

Evlenmemiş yetişkinlerin eşlerinde şefkat ve sevgi hissetmeyi özlediği, eşlerin birbirlerini kabul ettiğinden, istediğinden ve kendilerini birbirlerinin iyiliğine adadığından emin olmaları halinde güvenli hissedecekleri belirtilmektedir. Fakat bu tutkunun da sonsuza kadar sürmesi amaçlanmamıştır. Kitabın ana fikri akılcı, iradeli sevgidir. Eğer sevgi bir seçimse "aşk" tutkusu bitip gerçek dünyaya dönüldükten sonra da sevme kapasitesinin bulunduğu savunulmaktadır.

Yazara göre insanlar, sevgiyi farklı şekillerde ifade ederler ve algılarlar. Yazar bunları beş sevgi dili olarak belirlemiştir. Bunlar;
1. Onay sözleri
2. Nitelikli beraberlik
3. Armağan alma
4. Hizmet davranışları
5. Fiziksel temastır.


Birinci sevgi dili olan "onay sözleri" nde yazar sevgiyi duygusal olarak ifade etmenin yolunun, onu oluşturacak sözleri kullanmak olduğunu belirtmektedir. Sözlü iltifatlar veya takdir sözleri sevgiyi güçlü bir şekilde iletir. Sevginin hedefi, istenilen bir şeyi elde etmek değil, sevilen kişinin saadeti için bir şeyler yapmaktır. Sözel iltifatlarda bulunmak, eşlere onaylayıcı sözleri ifade etmenin yalnızca bir yoludur. Eşlerin kendilerini güvensiz hissettiği alanlardaki gizli potansiyeli, cesaret verici sözlerle harekete geçebilir. Kişilerin sahip olduğu bir ilgi alanını geliştirmesi için cesaret verici sözlere ihtiyaçları vardır. Cesaret verme, duyguları sezinlemeyi ve dünyayı eşlerin gözüyle görmeyi gerektirir. Bu nedenle öncelikle eşlerin bir birleri için neyin önemli olduğunun arayışı içinde olmaları gerektiğinin önemine değinilmektedir. Sevginin sevecen olduğu, sevecen sözlerin kullanılması gerektiği, yüksek, sert bir sesle ifade edilen sözlerin sevgiyi değil, bir yargılama ve kınama ifadesini yansıtacağı üzerinde durulmaktadır. Hiç kimsenin mükemmel olmadığı noktasından hareketle, yakın bir ilişki geliştirilmesi için kişilerin arzularının bilinmesinin önemine değinilmektedir. Arzuların ifade edildiği yolun çok önemli olduğu, arzunun talepler olarak algılanması halinde yakınlık olasılığının silindiği ve eşlerin birbirinden uzaklaştığı, fakat ricalar şeklinde belirtildiğinde iletişimin çok daha rahat kurulduğu gerçeği vurgulanmaktadır. Onaylayıcı sözler alındığında, karşılıkta bulunmak için güdülenmenin daha doğal olduğuna işaret edilmektedir.

İkinci sevgi dili nitelikli beraberlikte, esas olan birisine bütün dikkatin verilmesidir. Bu sevgi dilinin ana yönü, birisi ile birlikte olmaktır. Bu da odaklanmış ilgi ile mümkündür. Nitelikli sohbet onay sözlerinden farklıdır. Onay sözleri söylenilenler üzerinde odaklanır. Oysa nitelikli sohbet işitilenler üzerinde odaklanmıştır. Bu konuda dikkat edilmesi gereken hususlar; konuşurken göz temasının sürdürülmesi, dinlerken başka bir şeyle meşgul olunmaması, duyguların açığa çıkmasına özen gösterilmesi, vücut dilinin gözlemlenmesi ve konuşanın sözünün kesilmemesidir. Nitelikli sohbetin yalnızca anlayarak dinlemeyi değil, aynı zamanda kendini açıklamayı da gerektirdiği açıklanmaktadır. Nitelikli faaliyetler kişilerin ilgi duyduğu her şeyi kapsayabilir. Amaç birlikte bir şey yaşamak ve bu yaşantıyı tamamlamaktır. Bu sevgidir ve sevginin sesidir. Nitelikli faaliyetlerin en önemli yan ürünü, gelecekte yararlanılacak bir hatıra bankası sunmalarıdır. Kazanılacak şey sevildiğini hisseden bir eşle yaşamak ve onun sevgi dilini akılcı bir şekilde konuşmayı öğrenmenin zevkidir.

İncelenen her kültürde, armağan verme, sevgi-evlilik sürecinin bir parçasıdır. Armağanın kendisi hatırlama düşüncesinin bir sembolüdür. Birisine bir armağan vermek için onu düşünüyor olmak gerekir. Armağanın kendisi bu düşüncenin bir sembolüdür. Armağanın para ile alınıp alınmadığı önemli değildir. Önemli olan yalnızca zihindeki düşünce değil, armağanı fiilen alma ve onu bir sevgi ifadesi olarak sunma düşüncesidir. Armağanlar sevginin yükselişinin sembolleridir. Semboller duygusal değer taşırlar. Armağanlar ne pahalı olmak zorunda, ne de her hafta verilmek zorundadır. Bu öğrenilmesi en kolay sevgi dilidir.

Hizmet davranışları sevilen kişinin yapılmasından hoşlandığı şeyleri yapmasıdır. Bu davranışlar eşlerin birbirine hizmet ederek memnun etmeye, birbirleri için bir şeyler yaparak sevgilerini ifade etmeye çabalamalarıdır. Ricaların sevgiye yön verdiği ama taleplerin sevgi akışını engellediği ifade edilmektedir. Evlilikten önce eşlerin bir birleri için yaptıklarının, evlilikten sonra yapacaklarının göstergesi olmadığı belirtilmektedir. İnsanlar eşlerini en çok kendilerinin en derin duygusal gereksinimleri olduğu alanlarda yüksek sesle eleştirirler. Eleştiriler, sevgi için yalvarmanın etkisiz bir yoludur. Bu anlaşılırsa, onların eleştirilerine daha yapıcı birşekilde yaklaşılmasının gerektiği ortaya çıkar denilmektedir. Eleştirinin çoğunlukla açıklama gerektirdiği, böyle bir sohbeti başlatmanın eleştiriyi sonunda bir talepten ricaya dönüştürdüğü gerçeği ortaya atılmaktadır. Hizmet davranışı sevgi dilini öğrenmenin kişilerin karı koca rollerini yeniden incelemelerini gerektirdiği üzerinde durulmaktadır.

Fiziksel temas sevgiyi iletme yollarından birisidir. Evlilikteki sevgiyi iletmek için de güçlü bir araçtır ve bazı insanlar için öncelikli sevgi dilidir. Bazı insanlar fiziksel temas olmadan sevildiklerini hissetmezler. Onunla sevgi depoları doludur ve eşlerinin sevgisi konusunda kendilerini güvende hissederler. Bir ilişkiyi yaratan da bozan da fiziksel temastır. Bu dil sevgiyi olduğu kadar nefreti de iletebilir.

Yazar çeşitli nedenlerle özellikle evliliklerinde mücadele yaşayan çiftler için böyle bir çalışma rehberi hazırlamıştır. Eşle arasındaki sevgi dilini öğrenmek ve konuşmak için yoğun çaba harcanmalıdır.


Kalıcı Bağlantı Yorum (6) Yorum yaz!

bir kitap

21/5/2007 · Kategori: BIR KITAP

Fikirleriniz benim için değerlidir.YORUMlarınızı bekliyorum. Gül Vurgunları

 

KIL BENİ EY NAMAZ

Senai Demirci, Dr.

Dizi: İbadet

160 sayfa, 13,5x19,5 CM, İthal kağıt, İlk Baskı Tarihi: Şubat 2007

ISBN: 978-975-263-523-4, 1. Baskı

3 YTL

 

 

“Kıl Beni Ey Namaz”la namazın bizi doğru, duru, diri ve insan kılmasının ruhunu hissedeceksiniz. Abdestle insanın zihnini ve gönlünü nasıl kötülüklerden arındırdığına şahitlik edeceksiniz. Ezanla namaza çağrının, anne çağırışı gibi sıcak olduğunu fark edeceksiniz. Namaz vakitlerinin hayatımızı düzene koyduğunu keşfedeceksiniz. Fatiha Suresinde nûn’un gemisinde “biz” olma bilinciyle bütün kainatı kucaklamayı öğreneceksiniz. Tesbihâtla, Rabbimize yakarışın en güzelini tesbih, hmd ve tekbir ışığında yaşayacaksınız. Namaz sevgisini bir nefes gibi içinize çekeceksiniz. Huşuyu yakalayamadığınız anlar için namaza aşk ile bağlanmanın yollarını bulacaksınız.

“kıl beni ey namaz...”
Kıl beni ey namaz
Çöllerden topla hücrelerimi
Rahmetinin serinliğinde yıka kalbimi

Kıl beni ey namaz
Ruhumu secdede yeniden fısılda bana.
Şah damarı yakınlığından emzir yetimliklerimi.

Kıl beni ey namaz
Dağlar küçülsün, denizler taşsın, dağılsın kalabalıklar.
Rükû rükû doğrult eğriliklerimi.

Kıl beni ey namaz
İkiye bölünsün kalbim kıblenin şakağında.
Sevgilinin işaret parmağı değsin göğsüme.

Kıl beni ey namaz
Topla sevdalarımı kırık aynaların çatlaklarından.
Ömrüme ilikle seviçlerimi, firûze düşler düşür alnımın şafağına.

Kıl beni ey namaz
Tenim İbrahim gibi ateşe düşmüşken
Gül kokulu serinlikler değdir yüreğime

Kıl beni ey namaz
Günahın, isyanın, nisyanın kuytusunda büyüttüğüm pişmanlıklarımın yüzünü kaldır yerden.
Al karanlıklarımı, al karalıklarımı gözbebeklerinde yıka.

Kıl beni ey namaz.
İnsan kıl beni.
Doğru kıl.
Duru kıl
Diri kıl beni.

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

27/4/2007 · Kategori: BIR KITAP

Fikirleriniz benim için değerlidir.YORUMlarınızı bekliyorum. Gül Vurgunları

 

 
Sonsuz Nur - 1 (Yeni Baskı)
M.Fethullah GÜLEN

10.40 YTL

Yayın No : 251
ISBN : 978-975-312-214-3 | Barkot : 978-975-312-214-3
671 sayfa. 14x21


 

Bütün samimiyetimle ifade edebilirim ki, Allah bir gün Kur’ân’ın elmas düsturlarını kendilerine rehber edinenlere, mutlaka dünyaya kendilerini ifade etme fırsat ve imkânını verecektir. Bunda hiç kimsenin zerre kadar şüphesi olmasın. Bugün dünyanın değişik yerlerinde öldürülen o masum ve savunmasız insanlar, inananlar hesabına yeni yeni sürgünlerin meydana gelmesi için, tıpkı baharda ağaçların budanması gibi bir mânâ ifade etmektedirler.. bu sebeple 21. asır inşallah 20. asır gibi olmayacaktır. şimdilerde biz, değişik yerlerde çiçeği başka, rengi başka, gülü ve bülbülü başka bahar edalı yamaçlar görüyoruz. inşallah her yerde ayrı ayrı baharlar açacak ve on asırlık o müsâmahakâr Müslümanlığımızla, ayrı ayrı yerlerde meydana getirilen bu kanaviçeyi birbirine bağlayıp bütünleştireceğiz. Ne var ki bütün bunlar, durup dururken kendi kendine de olmayacaktır. Bunlar için azami ızdırap, dua, tazarru ve gayret gerekir. Evet, Allah’tan inayet için gayret göstermek şarttır. şayet âhesterevlik edilmez, gerekli cehd ve gayret de gösterilirse, Cenâb-ı Hak -inşallah- bu son dünya kışını da bahara tebdil edecektir.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!